Şenpiliç Satış Organizasyonunda Hedef: En İyisini Yapmak

Şenpiliç Gıda Satış Müdürü Muhammed Cüre, şirketin Türkiye genelindeki satış gücünü, bayi yapılanmasını, Doyfarm markasının büyüme hedeflerini ve beyaz et sektörünün potansiyelini değerlendirdi.

Muhammed Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1977 Trabzon doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Trabzon’da tamamladım. Üniversite eğitimimi Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde aldım. Askerliğimi yedek subay olarak tamamladıktan sonra 2003 yılının Eylül ayında Şenpiliç bünyesine katıldım. İlk olarak İzmit şubesinde görev yaptım; ardından farklı şube ve bölgelerde sorumluluklar üstlendim. 2011 yılında Bölge Müdürü oldum. Karadeniz, Doğu-Güneydoğu ve Ege bölgelerinde görev yaptıktan sonra 2021 yılında Türkiye Satış Müdürü olarak göreve başladım. Yaklaşık 23 yıldır Şenpiliç’teyim. Evliyim; on dokuz ve on beş yaşlarında iki erkek çocuk babasıyım.

Bugün Şenpiliç satış organizasyonu nasıl bir yapıya sahip?

Şenpiliç çok geniş ve güçlü bir satış ağına sahip. Türkiye genelinde günlük taze operasyonu olarak 81 il ve 922 ilçeyi içine alan bir kitleyiz. Hem ev pazarı hem de ev dışı tüketim pazarına hizmet edebilen geniş bir dağıtım ağına sahibiz. Bu ağı, direkt dağıtım ve bayi organizasyonumuzla yaklaşık 100 farklı noktadan dağıtım hizmeti vererek sağlıyoruz. TUİK üretim verileri ve bizim satış verilerimiz ilişkilendirildiğinde yüzde 18’e yakın bir payla pazar lideri konumundayız.

Bayi toplantınızın ana gündemi nedir?

Her yıl bayilerimizle bir araya gelerek yılın değerlendirmesini yapıyoruz. Bu toplantılarda hem geride kalan dönemin performansını hem de yeni yıl hedeflerini paylaşıyoruz. Bu yılın özel bir önemi var. 7 Mart’ta yaşadığımız yangın nedeniyle zorlu bir süreçten geçtik. Dört fabrikamızdan biri devre dışı kaldı. Bu tesis, Avrupa’nın en ileri teknolojilerinden birine sahip çok önemli bir üretim merkezimizdi. Bu durum üretim tarafında önemli bir kapasite kaybı oluşturdu. Buna rağmen daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Toplantıda neredeyse son 15 yıllık gelişmeler ve sonuçlarını göz önüne alarak 2026 ve sonrasında nasıl yönetişim ilkeleri oluşturacağımızı konuştuk.

Bu yıl toplantıda Doyfarm da öne çıkan başlıklardan biri oldu. Doyfarm’ı nasıl konumlandırıyorsunuz?

Doyfarm bizim yeni markamız ve yeni büyüme alanımız. Şenpiliç’in yanında Doyfarm’ı da güçlü bir marka haline getirmek istiyoruz. Bu nedenle 2026 yılında ana gündemlerimizden biri Doyfarm’ın gelişimi, yayılımı ve penetrasyonu olacak. Yeni ürünlerimizle birlikte bu alanda önemli bir ivme yakalamayı hedefliyoruz. Bu nedenle kasap sucuk, çıtır bonfile, çıtır piliç fileto, çıtır kanat, burger, nugget ve kasap köfte gibi ürünlerle portföyümüzü genişlettik.

Türkiye’de ileri işlenmiş ürün pazarı ne durumda?

İşlenmiş et pazarı Nilsen verileri ve bizim kendi satış datamızla birlikte pazardaki müşterilerimizden de aldığımız geri bildirimlere göre yıllık 350 – 400 bin ton civarında tahmin edilebilir. Burada şarküteri, köfte, döner, kaplamalı pazarın toplamından bahsediyorum. Hedefimiz piliç eti pazar payımız kadar paya bu kategorilerde de sahip olmak. Bununla ilgili hem kısa süreli hem de uzun vadeli olarak iş planlarımızı yaptık. Fabrikamızda önemli yatırımları hayata geçirerek pazarda üretim yönünden iddialı bir hale geldiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Nihai tüketicinin taleplerini ön plana aldık ve ona göre yepyeni bir portföy geliştirdik.

Doyfarm ürünlerine ilk geri dönüşler nasıl?

Çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Ürünlerin lezzeti beğeniliyor. Ambalajı, görsel algısı ve raftaki duruşu tüketicide deneme isteği uyandırıyor. Bu noktada en önemli konu, tüketicinin ürünü deneyimlemesi ve lezzetiyle bağ kurması. Bunu doğru marka algısıyla desteklediğimizde Doyfarm’ın güçlü bir büyüme yakalayacağına inanıyorum.

Doyfarm’ı hangi kanallarda büyütmeyi hedefliyorsunuz?

Hem perakende hem de ev dışı tüketim kanallarında önceliklediğimiz alt kanallar var. Özellikle işlenmiş piliç eti ürün grubumuz modern kanalda yoğun ilgi görüyor; bu doğrultuda modern kanala öncelik veriyoruz. Eş zamanlı olarak ev dışı tüketim kanallarının neredeyse tamamında bu portföy satılıyor. Dolayısıyla 360 derecelik bir penetrasyon planı yaptık. Ürünlerin pratik ve çok lezzetli olması özellikle EDT profesyonellerinin işini çok kolaylaştıracak.

Şenpiliç’in sektördeki yaklaşımını nasıl tanımlarsınız?

Şenpiliç çok büyük ve güçlü bir marka. Ancak bizim felsefemiz hiçbir zaman yalnızca “lider olalım” olmadı. Biz her zaman “en iyisini yapalım” dedik. En iyi üretimi yapalım, en kaliteli ürünü sunalım, tüketiciye güvenle ulaşalım istedik. Bugün Şenpiliç Türkiye’nin pazar lideri olan, yüzde 100 yerli sermayeli, bu ülkeye değer katan milli bir markadır. Bu değeri sahiplenmek hepimizin sorumluluğu.

Beyaz et sektörünü bugün nasıl değerlendiriyorsunuz?

TUİK verilerine göre 2025’de rekor üretim gerçekleştirilerek 2,8 milyon ton piliç eti üretildi. Kişi başı tüketim 29 kg seviyelerine geldi. Halk sağlığı açısından bu gelişme son derece pozitiftir. Ülkemizde piliç eti sektörü kesimhane, yem üretimi ve damızlık yetiştirme gibi alanlarda büyüme kapasitesine sahip olmasına rağmen, özellikle etlik piliç yetiştirme kümesleri tarafında tam kapasiteye ulaşmış gözüküyor. Bu nedenle bu büyüme ivmesinin korunması için yeni kümes yapımına IPARD ve TKDK gibi yapılarla destek çok önemli.

Türkiye tavukçulukta dünyada daha yukarı çıkabilir mi?

2,8 milyon ton üretimle dünyada 8. sıradayız. Bizim üzerimizde kalan bize en yakın ülke bizden yüzde 20 kadar daha fazla üretim yapıyor. Yukarıda da bahsettiğim desteklerle birlikte kümes yatırımları yapılır ve şu an kısıtlı olan ihracat kanalı normale dönerse neden olmasın 7. lik belki uzun vadede pazarda 6. lık hedeflenebilir. Çevreye etkileşimi, üretim süreçleri ve sürdürülebilirlik konuları göz önüne alındığında piliç etinin hem iç hem de dış pazarda popülaritesi artarak devam edecektir.

Comments are closed.

Navigate