Günerler Tavukçuluk’un Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Güner, ailesinin 2000’li yılların başında attığı ilk adımlardan bugün milyon adetlik üretim kapasitesine ulaşan broyler piliç yetiştiriciliği yolculuğunu anlattı. Üçüncü kuşak olarak işin içinde büyüyen Güner, yeni yatırımlarla üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirtirken, “Büyüyemezsen küçülürsün. Bizim hedefimiz her zaman daha ileriye gitmek.” dedi.
Şenpiliç’in uzun yıllardır birlikte çalıştığı yetiştiricilerden Günerler Tavukçuluk, aileden gelen üretim tecrübesini yeni neslin yatırım iştahı ve teknoloji odaklı yaklaşımıyla büyütüyor. Sakarya’daki tesislerinde üretime devam eden şirketin üçüncü kuşak temsilcilerinden İsmail Güner, henüz 25 yaşında olmasına rağmen yaklaşık yedi yıldır üretimin doğrudan yönetiminde yer alıyor. Tavukçuluğa aile olarak 2003-2004 yıllarında başladıklarını belirten Güner, ilk yıllarda sınırlı sayıda kümesle başlayan üretimin zaman içinde yapılan yatırımlarla büyüdüğünü söylüyor. Şirketin temellerinin dedesi Naci Güner tarafından atıldığını ifade eden Güner, babası İsmail ve amcaları İbrahim ile Mustafa Güner’in de şirketin bugünlere gelmesinde önemli payı olduğunu belirtiyor. Ailenin üç kuşağının bugün hâlâ işin içinde olduğunu söyleyen Güner, üretimden teknik işlere kadar operasyonun farklı alanlarında birlikte çalıştıklarını aktarıyor. “Biz aile şirketiyiz. İşimizin sürekli başındayız.” diyen Güner, geçmişten gelen deneyimin yeni kuşağa aktarılmasını ve gençlerin de üretimin içinde yer almasını önemsediklerini vurguluyor.
Kapasite 2 Milyonun Üzerine Çıkacak
Günerler Tavukçuluk, üç ayrı üretim grubunda yaklaşık 57 bin metrekare kapalı alana ve 1 milyon 260 bin adetlik mevcut kapasiteye sahip. Devam eden yatırımların tamamlanmasıyla 95 bin metrekare kapalı alanda toplam kapasitenin 2 milyon adedin üzerine çıkarılması planlanıyor.
Bu yatırımlar kapsamında 10 yeni kümesin daha devreye alınacağını ve beşinci üretim grubuna yönelik hazırlıkların sürdüğünü belirten İsmail Güner, büyümenin yalnızca kapasite artışıyla sınırlı kalmadığını vurguluyor. Kazançları yeniden işe yatırmayı temel bir yaklaşım olarak benimsediklerini ve son dönemde tesis modernizasyonuna da önemli kaynak ayırarak elektrik altyapısından jeneratörlere, saha betonlarından otomasyon sistemlerine kadar birçok noktada kapsamlı yenilemeler gerçekleştirdiklerini de aktarıyor.
‘Teknoloji Geliştikçe Biz de Kendimizi Geliştiriyoruz’
Günerler Tavukçuluk’un büyüme stratejisinin önemli ayaklarından birini teknoloji oluşturuyor. İlk yıllarda birçok sürecin manuel yürütüldüğünü hatırlatan İsmail Güner, bugün üretimin büyük bölümünün otomasyon sistemleri ile takip edildiğini söylüyor.
Kümeslerde sıcaklık, nem, karbon seviyesi, yem, su, havalandırma ve basınç gibi kritik parametrelerin bilgisayar ve tablet üzerinden anlık olarak izlenebildiğini, sistemlerin günün farklı saatlerine ve hava koşullarına göre otomatik olarak çalıştığını ifade ediyor. “Otomatik sistemde sıcaklık düştüğünde ısıtma devreye giriyor, karbon yükseldiğinde fanlar daha fazla çalışıyor, nem değiştiğinde sistem buna göre kendini ayarlıyor. Alarm sistemleri sayesinde de herhangi bir sorun olduğunda anında müdahale edebiliyoruz” diyen Güner, teknolojinin hem üretim verimliliğini hem de hayvan refahını doğrudan artırdığını söylüyor.
Hijyen, Üretimin Vazgeçilmez Parçası
Modern üretimde hijyen ve biyogüvenliğin en az teknoloji kadar önemli olduğunu vurgulayan Güner, çiftliklerde araç giriş çıkışlarından kümes çevresine kadar çok sıkı önlemler uygulandığını belirtiyor. Yem ve nakliye araçlarının giriş ve çıkışlarda dezenfekte edildiğini, kümes çevrelerinin betonla kaplandığını ve atık su sistemlerinin kontrollü biçimde yönetildiğini ifade ediyor ve canlı üretimde en küçük bir ihmalin dahi önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. İyi Tarım Uygulamaları kapsamında düzenli kontroller gerçekleştirildiğini de söyleyen Güner, yem, su, altlık ve hayvanlardan numuneler alınarak üretimin sürekli denetlendiğini belirtiyor. Şenpiliç’in veteriner ekipleriyle de yakın çalıştıklarını, veterinerlerin üretim dönemlerinde düzenli olarak çiftlikleri ziyaret ettiğini ve hayvan sağlığından havalandırmaya kadar pek çok konuda teknik destek sağladığını aktarıyor.
Şenpiliç’le 23 Yıllık Yol Arkadaşlığı
Güner ailesinin Şenpiliç ile iş birliği de yaklaşık 23 yıldır devam ediyor. Uzun yıllara dayanan bu ilişkiyi güven üzerine kurulu bir yol arkadaşlığı olarak tanımlayan İsmail Güner, yem tedarikinden sevkiyata ve teknik desteğe kadar üretimin her aşamasında güçlü bir koordinasyon içinde çalıştıklarını söylüyor. “Bugüne kadar üretim tarafında mağduriyet yaşamadık. Siparişimizi verdiğimizde yemimiz geliyor, sevkiyat zamanı geldiğinde hayvanlarımız planlı şekilde alınıyor. Sistemin genelinde çok güçlü bir iş birliği var.” diyen Güner, Şenpiliç’in yenilikçi yaklaşımının yetiştiricileri de sürekli gelişmeye teşvik ettiğini belirtiyor.

‘Büyüyemezsen Küçülürsün’
Üçüncü kuşak bir yetiştirici olarak geleceğe nasıl baktığı sorulduğunda İsmail Güner’in yanıtı oldukça net: büyümek ve üretimin içinde kalmak. Güner, şunları söylüyor: “Tavukçuluk güzel bir iş. İyi takip edeceksiniz, iyi organize edeceksiniz, iyi yöneteceksiniz. O zaman iyi sonuç alırsınız. Ama bir gerçek var; büyüyemezsen küçülürsün. Çünkü her zaman arkadan gelen sizin önünüze geçmeye çalışır. Biraz hırsınız ve sürekli ileri gitme hedefiniz olacak.”
Önümüzdeki dönemde de beyaz et sektöründe yatırımlarını sürdürmeyi planlayan Güner, üretimin içinde büyüyen üçüncü kuşağın işi sahiplenmesinin önemine dikkat çekiyor ve kendi çocuklarının da ileride aile geleneğini devam ettirmesini arzuluyor. Günerler Tavukçuluk’un gelecek vizyonunun merkezinde ise aynı temel anlayış yer alıyor: “Üretimden kazanılanı üretime yatırmak, teknolojiyi yakından takip etmek ve her yeni yatırımla bir adım daha ileri gitmek.”
Comments are closed.